
2000 Tıp Merkezi
İstanbul
Telefon: 212 8820000
Fax: 212 8823300
http://www.2000tipmerkezi.com/
0
İstanbul
Telefon: +90 212 269 26 26
Fax: +90 212 269 27 33
E-mail: info@32.com.tr
http://www.32.com.tr
Nişantaşı, Şişli, İstanbul
Telefon: 212 2300568
İstanbul
Telefon: 444 0 353
E-mail: info@academichospital.com.tr
http://www.academichospital.com.tr/
Kadıköy, İstanbul
Telefon: 216 3455450
Erenköy, Kadıköy, İstanbul Asya (Anadolu)
Telefon: 216 3854566
Etiler, Beşiktaş, İstanbul Avrupa
Telefon: 212 3514767 – 212 3514768
İstanbul
Telefon: 0216 344 89 00 pbx
Fax: 0216 3448906
http://www.afiyethastanesi.com/
İstanbul
E-mail: bilgi@agizsagligi.com
http://www.agizsagligi.com
Kadıköy, İstanbul
Telefon: 216 3493944 – 543 7649923
Çekmeköy, Ümraniye, İstanbul
Telefon: 216 6401024 – 216 6401025
İstanbul
Telefon: +90 (216) 360 55 70 – 360 55 80
http://www.ailedental.com/
Zeytinburnu, İstanbul
Telefon: 212 6642608 – 212 6470827
İstanbul
Telefon: 0212 651 30 30 (PBX)
Fax: 0212 651 52 62
E-mail: aksa@aksatipmerkezi.com
http://www.aksatipmerkezi.com/
Gaziosmanpaşa, İstanbul
Telefon: 212 5639969
Yenibosna, Bahçelievler, İstanbul
Telefon: 212 5521376
Topkapı, Fatih, İstanbul
Telefon: 212 5885675
İstanbul
Telefon: 0212 669 91 91
E-mail: info@ardent.com.tr
http://www.ardent.com.tr/
Bahçeşehir, Büyükçekmece, İstanbul
Telefon: 212 6692921
Yayla, Bahçelievler, İstanbul
Telefon: 212 4417450 – 212 4417765
0
Gülüş Tasarımı Nedir?
Gülüş tasarımı, hekimlik ve sanatın birlikte uygulanarak, size özel ideal gülüşünüzü yenilemektir. Sizin birtakım kişisel istekleriniz ile sağlık ve doğallığı da birleştirerek sağlıklı bir gülüşü planlamaktır.
Gülüş Tasarımına Nereden Başlanır?
Size yakışan estetik gülüş ifadesini belirlerken diğer faktörler:
Gülüş tasarımına ilk önce yüz hattınızın hangi geometrik şekle uyduğu tespit edilerek başlanır. Kişinin yüzündeki hatlar dişin hangi formda seçilmesi gerektiğinin şifrelerini içerir. Aşağıda belli başlı yüz şekilleri ve bunlara uygun diş formları görülmektedir:

Erkek ve kadın anatomisi birbirinden farklıdır. Erkeklerde yüz hatları daha keskin ve belirgindir. Alın burun, çene ucu orantısı kadın yüzüyle farklılıklar gösterir. Kadınlarda geçişler daha yumuşak burun ve kaş kemerleri daha siliktir. Dişlerde de aynı paralellik vardır.
Kadınlarda:
Dişlerin köşeleri daha yumuşak döner,
Gülme hattı yukarı doğru kavislidir,
- Ortadaki iki diş yandaki dişlerden biraz daha uzundur,
- Komşu dişlerin köşeleri arasında minik aralıklar vardır.
Erkeklerde :
- Komşu dişler daha düz bir hatta birleşirler,
- Dişlerin hatları daha belirgindir,
- Gülme hattı daha düzdür.
Kaç Tür Gülüş İfadesi Vardır?
Genel olarak gülüş ifadeleri üç ana başlıkta toplanır. Bu temel kategoriler de kendi içlerinde değişik varyasyonlara sahiptir:
1-Çekici Gülüş (Sexy Smile)
Bu kategoride ön dişler yan dişlere göre farkedilebilir derecede uzundurlar. Aslında genç bireylerde durum zaten böyledir, ön keserler ilk süren dişler olduğundan zamanla yıpranırlar ve boyları kısalır. Bu da beraberinde yaşlı bir görünüm getirir. Çekici bir gülümsemeye sahip olabilmeniz için ön dişler diğerlerine oranla daha uzun olmalıdır. Ön dişlerin bu şekilde dizaynı size genç, dinamik ve çekici bir gülümseme kazandıracaktır. Bu kategori genç yaştaki bireyler için uygundur.
2-Entellektüel Gülüş (Sophisticated Smile)
Dişler yatay düz bir çizgi üzerine sıralanmışlardır. Entellektüel gülümseme yüze olgun ve bilgili bir ifade verir. Bu gülümseme yüzün alt kısını daha çok vurgular. Genç yaşlarda dişler ilk sürdüğünde uzunlukları birbirinden farklıdır. Orta yaşlarda ise dişler eşit boylardadır. Estetik dişhekimliği sayesinde bu dezavantajlı durumu avantaj haline getirebilir ve olgun, bilgili ve entellektüel bir gülüş tasarımı yapabiliriz.
3-Sportif Gülümseme (Sporty Smile)
Entellektüel ve Çekici gülüş arasındadır. Orta kesici dişler yan kesicilerden çok az miktarda uzundur. Sportif gülümseme tasarımı, yüzünüze sıradışı, içten ve sıcak bir ifade kazandırır, Bu gülümseme entellektüel gülümseme kadar ciddi ifadeli değil, çekici gülüş dizaynı kadar da çocuksu ve genç değildir.
Gülüş Tasarımı için Kriterler
Bu kriterler şu başlıklar altında toplanabilir:
0
Yeni diş lazeri; anesteziye alerjisi olanlara, kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riskli bulunanlara, dişçi koltuğundan korkanlara umut oldu.
Yeni diş lazeri anesteziye alerjisi olanlara, kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riskli bulunanlara, hamileliğinin ilk 3 ayında diş tedavisi gerekenlere ve dişçi koltuğundan korkanlara umut oldu. Yeni lazer yöntemi, ağrısız, kansız, anestezisiz ve komplikasyon riski düşük tedavi olabilme imkanı sunuyor.
Oral Lazer Uygulamaları Derneği (OLUD) Kurucu Üyesi Diş Hekimi Gizem Berk, yeni diş lazeriyle, diş ve diş eti hastalıklarının tedavisinden diş estetiğine kadar her türlü işlemin yapılabildiğini söyledi. Dr. Berk, lazer yöntemi ile çürüklerin temizlendiğini, diş dolgularının, kanal tedavilerinin, kök ucundaki iltihapların kurutulduğunu belirterek “Ayrıca diş etindeki ve çene kemiğindeki her türlü cerrahi işlem ve estetik diş tedavileri yapılıp, diş eti şekillendirilebiliyor. Bunların yanı sıra diş rengi beyazlatılıyor, hassas dişlerin hassasiyeti gideriliyor, aft ve uçuk tedavileri yapılıyor” dedi.
SESE, AĞRIYA VE KANAMAYA SON
Dr. Berk, diş lazeri ile yapılan diş tedavilerinin, klasik yöntemlere göre avantajlı olduğuna dikkati çekerek, “Lazer ile dişe ve diğer dokulara temas edilmeden çalışıldığı için sürtünme, basınç, ısı ve titreşim olmaz. Ses duyulmaz ve lazer enerjisi, beyine ağrı iletimini kestiği için ağrı ya da basınç hissedilmez” dedi. Bu yöntem ile yapılan diş çürüğü tedavilerinde dolguların diğer yöntemden daha dayanıklı olduğunu ve daha uzun süre kullanıldığını belirten Dr. Berk şunları söyledi:
“Dolgu, yapıştırma esasına göre yapılır. Lazer yönteminde, dolgunun dişe daha iyi tutunması için bölge girintili şekilde oyulur. Bu nedenle dişe iyi tutunan dolgu daha sağlam olur, uzun süre kullanılır ve sonrasında hassasiyet hissedilmez. Ayrıca lazer kullanılan bölgelerde yüzde yüz dezenfeksiyon ve sterilizasyon sağlandığı için, o bölgede tekrar enfeksiyon oluşması ve çürük başlaması riski söz konusu değildir.”
Lazer ile yapılan cerrahi girişimlerde, hemen hemen hiç kanamanın olmadığını ifade eden Dr. Berk, cerrahi işlem sonrasında da ortaya çıkabilecek şişme ve komplikasyon ihtimalinin olmadığını, yaralı bölgenin daha kısa sürede iyileştiğini kaydetti. Berk, hastanın, tedavinin ardından günlük hayatını kolaylıkla sürdürebildiğini, konuşma ve yemek yemede zorlanma gibi olumsuzlukları yaşamadığını belirtti.
YÜZDE 90’INDA ANESTEZİYE GEREK YOK
Dr. Berk, lazer yöntemiyle yapılan tedavilerin yüzde 90´ında anestezi uygulanmadığını ancak kapsamlı cerrahi müdahalede anestezi yapıldığını söyledi. Anesteziye alerjisi olanların, böbrek ve kalp gibi kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riski bulunanların bu yöntem ile tedavi olabileceklerini belirten Dr. Berk, diş ve diş eti problemi yaşayıp da hamile olduğu için tedavi imkanı bulunmayanların da lazer ile sağlıklarına kavuşabileceklerini kaydetti.
YARIM SAATTE DİŞ BEYAZLATMA
Diş estetiğinin ve son yıllarda çok sık kullanılan ancak uzun süren diş beyazlatma işleminin de bu yöntem ile daha kısa sürede yapılabildiğini belirten Dr. Berk, “Dişler, lazer yöntemiyle, muayenehane ortamında tek seansta ve yaklaşık 30 dakikada 5-6 ton beyazlatılabiliyor” diye konuştu. Dr. Berk, klasik yöntemlerle hiçbir şekilde önlenemeyen ve tedavi edilemeyen aftlar ve uçukların da kolaylıkla iyileştirildiğini anlatarak, yöntemin diğer avantajlarını şöyle sıraladı:
“Diş etlerinde genetik olarak aşırı derecede mor renklenme bulunan hastalarda, 3 veya 4 seans boyunca lazer ile peeling yapılarak sorun halledilebiliyor. Estetik diş hekimliği uygulamalarından porselen lamineler ve kuronlar yapıştırılmadan önce diş yüzeyine lazerle anestezisiz olarak aşındırma yapılabiliyor. Böylelikle kronların düşme riski tamamen ortadan kalkıyor. Diş eti iltihapları ve kanal tedavilerinde de lazer enerjisinin ortamda yarattığı sterilizasyon sayesinde tedavinin başarı oranı artıyor.
MUTLAKA UZMANLAR TARAFINDAN YAPILMALI
Lazer yöntemini, bu konuda özel eğitim almamış diş hekimlerinin kullanmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Gizem Berk, hatalı ya da yanlış kullanım sonucunda istenmeyen dokuların zarar görebileceğini, kemikte yanma ya da iltihap olabileceğini söyledi. Dr. Berk, diş hekimlerinin yüzde 90´ında bulunan mavi ışıklı cihazın lazer olarak düşünülmemesi gerektiğini, lazerle tedavi adı altında hastaların yanlış bilgilendirildiğini de vurgulayarak, “Bu güçlendirilmiş gün ışığıdır ve beyaz dolgunun sertleştirilmesi için kullanılır. Lazer cihazı değildir. Hastalar, lazer cihazını ve hekimin sertifikasını görmeli” uyarısında bulundu.
0
Modern toplumlarda bireyler dişlerinin görünümünü önemserler, hatta dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları kişide psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere sebep olabilir. Dişhekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok renk, şekil, konum bozuklukları kolaylıkla çözümlenebilmektedir. Renklenmiş dişlerin beyazlatılması (bleaching), diğer restoratif metotlara kıyasla daha ucuz, pratik ve zararsızdır.
Beyazlatma (bleaching) işlemi nedir ve nasıl yapılır?
Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik diş beyazlatma
yöntemi vardır. Bunlardan ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, aşamaları şöyledir:
İkinci yöntem ise klinikte bir hekim tarafından yapılan beyazlatmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır:
Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır.
|
|
|
|
önc |
sonra |
Dişlerde istenmeyen lekeler neden oluşur?
Bunun bir çok sebebi olabilir. En yaygın olanları; yaşlılık, dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi, travmalar, eski protezler, kaplamalar, dolgulardır. Dişlerin oluşumu boyunca kullanılan antibiyotik (tetracycline) veya aşırı florit tüketimi de dişlerde renklenmelere yol açabilir.
Bu durum dişin yapısından ileri gelebileceği gibi diş etkenlerin boyaması ile, gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe nedeni ile de olabilir.
Beyazlatma işlemi kimlere uygulanabilir?
Hemen hemen herkese! Ancak, tedavinin etkili olamayacağı bazı durumlar vardır. Dişhekiminiz tam bir ağız içi kontrol ve teşhisi ile dişlerin bu işlem için uygun olup olmadığını belirleyecektir. Dişleriniz sağlıklıysa daha beyaz ve doğal gülümseme için ideal bir çözümdür.
Beyazlatma işlemi zor ve zahmetli midir?
Hayır! Ağız sağlığı teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde dişleriniz çok kısa bir sürede, güvenli ve etkin olarak beyazlatılabilmektedir.
Güvenli midir?
Evet! Yapılan araştırmalara göre, dişlerin beyazlatılması dişhekiminizin gözetimi altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişler ve dişetleri hiçbir şekilde zarar görmez.
Uygulama süresi ne kadardır?
Genelde, ilk uygulamada beyazlama başlar. Ancak, ideal görüntüye ulaşmak için, uygulamanın 10 � 14 gün devam etmesi gerekir.
Dişler beyazladıktan sonra eski haline döner mi?
Dişler her zaman için eskisinden daha beyaz olacaktır. Ancak, hastaların alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak yılda bir � iki kez pekiştirme tedavisi gerekebilir.
Özetle bu tedavinin başarılı olabilmesi için neler önemlidir?
Tedavi sırasında nelere katlanmak zorunda kalacağım?
Eğer sigara içiyorsanız lastik kalıp ağzınızda iken sigara içmemeniz (ev ağartması için geçerli). Tedavi’nin bitmesi ile ortadan kalkacak hafif soğuk sıcak hassasiyeti.
Diş Beyazlatma (Bleaching) Yöntemleri
Diş beyazlatma (bleaching) metotları üç ana grupta toplanır:
1) Kimyasal Diş Beyazlatma
2) Fototermal Diş Beyazlatma
3) Fotokimyasal Diş Beyazlatma
Kimyasal Diş Beyazlatma
Bu teknikte, diş beyazlatıcı jel, özel olarak yapılmış diş kalıpları yardımıyla dişlere uygulanır. Ancak kimyasal diş beyazlatma tekniğinin diş minesine bir miktar olumsuz etkisinin olabileceği unutulmamalıdır. Çeşitli kozmetik ürünler arasında da satılabilen bu kimyasallar mutlaka bir dişhekimi gözetiminde kullanılmalıdır.
Fototermal Diş Beyazlatma
Bu yöntemde de yine bir miktar özel bir jel kullanılır. Ancak önceki metottan farklı olarak yüksek enerjili özel bir ışın demeti yardımıyla uygulanır. Işık kaynağı bir seri LED veya diyot-lazer den oluşabilir. Yine bu yöntemde de muhtemel olumsuz etkilerin olabileceğinden mutlaka dişhekimi gözetiminde yapılmalıdır.
Fotokimyasal Diş Beyazlatma
Bu diş beyazlatma yönteminde, beyazlatma jeli bir UV-lamba (mavi ışık) veya bir KTP lazeri (yeşil ışık) kullanılarak aktive edilir. Bu metodu diğerlerinden ayıran özellik ise kullanılan ışık kaynağının da ayrıca dişi beyazlatıcı etkisinin olmasıdır (foto oksidasyon). Bu uygulama, dişler üzerinde daha derin bir beyazlatma sağlar. UV-Işık kullanırken çevre dokular (dudaklar, dişetleri, dil vb.) muhtemel yanık yaralanmalarına karşı iyi korunmalıdır. KTP lazeri kullanırken ise yanma riski yoktur, ancak dişetleri beyazlatma jelinin sızıntılarına karşı korunmalıdır (gingiva block). KTP lazeri ile beyazlatmanın büyük bir avantajı da; geniş bilimsel araştırmalar sonucunda diş minesi üzerinde yan etkilerinin gözlenmemiş olmasıdır. Diş beyazlatma işlemi sonrasında yapılacak florid uygulanması diş minelerini güçlendirir ve çürümeleri önler.
Lazer nedir ve nasıl elde edilir?
Lazerler tek renkli, düz, yoğun, tek fazlı monokromik ışık üreten cihazlardır. Renkli olduğu gibi renksizde olabilir. Görünürlük dalga boyu ile ilgilidir. Bu dalga boyu ve gücü tıptaki kullanım alanını belirler.
|
Lazer yardımıyla, elektromanyetik dalgalar güçlenir ve hizalanır. Böylece, tedavi yapılacak bölgede kesici ve yakıcı etkiye sahip, yüksek enerjili bir ışık demeti elde edilir. Lazerlerin kullanım alanları, sahip oldukları dalgaboylarına göre değişmektedir. |
|
Farklı dalgaboylarında, tüm dokular, farklı soğurma oranlarına sahiptirler . Bu yüzden, lazer seçimi yapılacak işleme bağlıdır. Örneğin, KTP lazeri 532nm lik bir dalgaboyuna sahiptir. KTP lazer ışını, hemoglobin ve oksihemoglobin arafından yüksek oranlarda soğurulabildiği için küçük ve hassas cerrahi işlemler için çok uygundur.
Laserin çalışma prensibi: Dışarıdan ışık verme, elektrik akımı geçirmek suretiyle veya kimyasal bir yolla elde edilen enerji, ortamdaki atomlara ulaşır. Bunların bazıları bu enerjiyi emerler. Fazla enerji, atomları kararsız hale getirir. Kendisine bir foton çarpan, uyarılmış ve kararsız atom, fazla enerjiyi foton yayınlayarak verir. Fotonlar, benzer şekilde diğer fotonların yayılmasını sağlar. Uyarmalarla ortamdaki fotonlar daha da artar. Atomların hemen hemen hepsi, foton yaymaya başlayınca kuvvetlenen ışın demeti oluşur. Bu, laser ışınıdır. Laser ışınları yüksek frekanslı olduklarından güneş ışını özelliklerine sahiptir. Ancak laser ışınları tek frekanslıdır.
Beyazlatılan dişler ne kadar süre beyaz kalır?
Farklı diş beyazlatma (bleaching) metotlarıyla beyazlatılan dişler bir kaç yıl beyaz kalır. Fakat bu süre kişiden kişiye değişir. Yeme-içme alışkanlıkları, sigara ve fırçalama alışkanlığı dişlerin beyaz kalma süresini etkiler.
Şu unutulmamalıdır ki, bleaching her zaman istediğiniz beyazlığı sağlamayabilir. Beyazlama oranı dişlerinizin beyazlatma işlemi uygulanmadan önceki tonuna bağlıdır ve kişiden kişiye değişir. Bu yüzden diş hekiminiz ile beklentilerinizi önceden konuşmalısınız.
Diş Beyazlatma veya diş ağartma, genel dişhekimliğinde çokça uygulanan bir işlem olmasına rağmen aslına Estetik/Kozmetik Dişhekimliğinin alanıdır. Çok kimse beyaz dişlerle yapılan bir gülüşü çok çekici bulur. Genelde süt dişleri, erişkinlik dişlerinden daha beyazdır. Kişi yaşlandıkça dişlerinin rengi de zamanla daha koyulaşır. Bu koyulaşma diş minelerinin mineral yapısındaki değişimden kaynaklanır. Dişler ayrıca, bakteri pigmentleri ve tütün kullanımından kaynaklanan renklenmelere de maruz kalabilir.
Beyaz dişler, gençlikle özdeşleştirildiğinden estetik görünümlü olmak isteyen kişiler tarafından oldukça arzulanırlar. Ancak şunu belirtmeliyiz ki, abartılı bir beyazlık çoğu durumda estetik olmayabilir. Her zaman için yüz ve ağız yapınıza uygun düşen doğal ton daha estetik olacaktır.
0
Diş Temizliği Nasıl Yapılır?
Çürük oluşumunu nasıl önleyebilirim?
* Florlu bir diş macunu ile dişler fırçalanmalıdır.
* Dişlerinizin ara yüzleri için diş ipi veya diğer ara yüz araçlarından faydalanınız.
* Dengeli beslenmeye dikkat edilmeli ve abur cubur yiyeceklere bir sınır konulmalıdır.
* Dişlerinizi çürüğe karşı daha dayanıklı hale getiren uygulamalardan “florlama” ve “fissür örtücüler” hakkında dişhekiminize danışınız.
* Profesyonel diş temizliği ve ağız muayeneniz için düzenli olarak dişhekiminizi ziyaret etmelisiniz.
Ağız bakım ürünlerini nasıl seçmeliyim?
Piyasada çok çeşitli ve cazip kılınan pek çok ürün olması sizi şaşırtabilir. Seçim yaparken onaylanmış ve dişhekiminizin tavsiye ettiği ürünleri satın almaya dikkat etmelisiniz. En iyi diş macunu ve en iyi fırça hangisidir sorularının cevabı, kişinin ağız durumuna göre değişebilir.
Bir diş fırçasını ne kadar kullanabilirim?
Genelde 3-4 ay kullanılabilir. Diş fırçasının bozulduğunu kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlayabilirsiniz. Sert kıllı fırçalar dişlerinize zarar verebilir. Çocuklar ise henüz doğru fırçalamayı tam olarak uygulayamadıklarından daha çabuk fırça eskitirler.
yukarı
Sağlıklı Diş Fırçası
yıpranmamış yıpranmış
En doğru diş fırçalama tekniği hangisidir?
Öncelikle fırça 45 derecelik bir açıyla dişe yaklaştırılmalı ve dişin eni doğrultusunda ileri-geri hareketlerle fırçalanmalıdır. En son dişetinden aşağıya doğru bir süpürme hareketiyle işlem tamamlanır. Dişlerin iç yüzeyleri , özellikle ön bölgeler dar olduğundan fırça dik olarak sokularak fırçalanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, bakteri plağı ve yiyecek artıklarının yoğun olduğu dişlerin arka yüzleri, arka dişler ve dil de temizlenmelidir. Genellikle sadece ön dişlerin ön yüzeyleri fırçalandığından çürükler daha çok arka bölgelerde oluşmakta , diş taşları ise çok az fırçalanan alt ön bölgede olmaktadır.
Diş Fırçası ve En Doğru Kullanımı
Uygun bir teknik kullanılmazsa dişler zarar görür mü?
Evet. Dişler çok sert bir tabaka olan mine ile kaplı olmasına rağmen sadece yanlış bir teknikle uygulayacağınız bir fırçadan bile büyük zarar görebilir. Hem dişin üst kısmında, hem de kökü kaplayan tabakada aşınmalara, dişetlerinde de çekilmelere yol açabilir. Bu durumda dişler çürüğe daha yatkın hale gelir. dişleri aşındıracak kadar büyük bir kuvvetle diş fırçalamaktan kaçınılmalı ve yumuşak hareketlerle fırça oynatılmalıdır.
Diş etlerinin fırçalanması neden gereklidir?
Yapılması gereken başka bir işlem de diş etlerini fırçalamaktır. �Ama doktor, diş etlerim kanıyor…� şikayeti olsa bile fırçalamaya devam edilmelidir, çünkü diş etlerini besleyen damarlar dolaşım bozukluğu sonucunda dolgunlaşmıştır. Buna tıp dilinde �konjestiyon� denir. Tedavi etmek için kılcal damarları açmak yani fırça yapmak gerekecektir. Böylece diş etinin damarları iyileşir ve kanama da kendiliğinden durur. Diş etinin fırçalanması, diş eti hastalıklarından korunmanın en etkin çarelerindendir.
Fırçadan başka diş temizlik araçları var mıdır?
Bunlar, elektrikli fırça, diş ipliği, kürdan, ara yüz fırçası, su püskürteci (water – pic), stimulatör… gibi araçlardır. Elektrikli. fırça ve su püskürteci ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır.
* Diş İpliği (Diş ipi):
Diş aralarını temizlemede sık kullanılan yararlı bir araçtır. Yanlış kullanımı diş etine zararlı olmaktadır. Diş hekiminden doğru kullanımını öğrenildikten sonra uygulanmalıdır.
* Kürdan:
Yemek yerken diş arasına giren bir et parçasını kürdanla çıkarabilirsiniz; fakat yemek daima aynı yere kaçıyorsa bu, iki diş arasında normal temas olmadığını gösterir. Böyle durumlar kürdan kullanmayı gerektirir. Kürdan uçlarının özel olarak düzlenmiş olması, ayrıca sterilize edilmesi gerekir. Bu nedenle eczanede satılanlar tercih edilmelidir.
yukarı
Ara yüz temizleyicileri ne işe yarar?
Diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda dişler arasındaki ve dişetinin altındaki artıkları temizlemek için kullanılır. Bu alışkanlığa sahip değilseniz başlamak için geç kalmış sayılmazsınız.
Dişipi kullanırken şu noktalara dikkat etmelisiniz:
* İlk kullanımda kolay kullanım amacıyla mumlu diş ipleri tercih edilir. Ayrıca florlu diş ipleri de tercih edilebilir.
* Diş ipi her iki elimizin işaret parmağına dolanarak ve baş parmağımızın yardımıyla kullanılır.
* Diş ipini dişlerinizin arasından yavaş hareketlerle ve kontrollü olarak geçirin. Dişetini yaralayacak sert ve ani hareketlerden kaçınmalısınız.
* Dişin üzerinde ipi, c harfi çizecek şekilde ileri-geri yukarı-aşağı hareket ettirerek ara yüzü temizleyebilirsiniz.
Çocukların dişleri niye çürüyor?Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.
Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir.
Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.
Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.
Son Yorumlar